Busan

IMG_1474Bir önceki gün, akşam yemeğinde bizim için düzenledikleri ızgara partisi sonrasında Busan planımdan bahsetmiş ve tren saatleri ile ilgili yardım istemiştim. Bulduğum sitelerde tüm detaylar İngilizce yazmadığı için babamın Koreli arkadaşları yardımcı oldu. Yardımcı olmakla da kalmayıp gidiş dönüş biletlerimi de aldılar. Çok mahçup oldum  ama ne yaptıysam ikna edemedim. Hatta sabah beni tren istasyonuna götürmek için otelden de almaya geldiler. Tren biletini sabah erken saate aldığımız için erkenden Busan’ a vardım. Daegu – Busan arası trenle yaklaşık 1.5- 2 saat sürüyor.

Busan, Güney Kore’ nin Antalya’ sı bence. Şehirde çok güzel kumsallar var. Gitmeden şehir turları ile ilgili internetten bilgi almıştım. Haeundae ve  Taejongdae olmak üzere 2 tur yapılıyor. Her iki tur da Busan istasyonundan başlayıp tekrar Busan istasyonunda son buluyor.  Bir de Haedongyonggungsa Tapınak Turu düzenleniyor. Günde bir kez düzenlenen tur 14:00’ de başladığı için önce şehir turları ile gezmeye başlamaya karar verdim. Busan’ a vardığımda serin ve bulutlu bir hava vardı. Tabi bir süre sonra yağmur başladı ne yazıkki.

Öncelikle Haeundae turu ile geziye başladım.  Özellikle Gwangalli ve Haeundae plajları çok güzel görünüyordu. Yaklaşık 1 saat 40 dakika süren bu tur sonrasında Taejongdae turuna başladım. Hava çok yağışlı olduğu için otobüsten inmeden panaromik bir şehir turu gerçekleştirmiş oldum. Bu rota da aynı şekilde yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor.

Saat 14:00’ de başlayacak Haedongyonggungsa Tapınak Turu öncesinde öğlen yemeği için vaktim vardı. Bu sefer geleneksel Kore yemeği denemeye karar vermiştim ama hangi menüyü incelesem denemeye değer bir şey göremedim. Tur duraklarının yakınında bulunan Paris Baguette yine imdadıma yetişti. Buradan salata ve kurabiye alarak yemeği geçiştirdim.Haedongyonggungsa tapınak turunda ilk durağımız Songjeong plajıydı. Buraya giderken yine Gwangalli ve Haeundae plajlarından geçtik. Songjeong plajına vardığımızda 30 dakikalık bir molamız vardı. Manzara inanılmaz güzellikteydi ve yağmur da biraz hafiflemişti ama keşke hava güneşli olsaydı. Manzaranın tadını yeterince çıkaramadık ne yazık ki.

Buradaki fotoğraf molamız sonrasında yola devam ettik ve kısa bir süre sonra Haedongyonggungsa Tapınak’ ına vardık. Bu tapınağı görmeyi çok istiyordum ve merak ediyordum. Deniz kıyısında bulunan bu tapınak 1376 yılında Kral Gongmin’ in danışmanı Naong adındaki bir Budist öğretici tarafından inşa edilmiş.

Tapınağa ilk girdiğinizde Buda’ nın altın bir heykeli karşılıyor sizi. Bu heykelin bulunduğu nokta tapınağın ve diğer yapıların fotoğrafını çekmek için en güzel yer. Buradan ilerleyip köprüden geçtikten sonra Yacksayeorae Healing Buddha heykelini görebilirsiniz. Bazı hastalıkları iyileştirdiğine inanılıyor. Ayrıca ana tapınak binasının hemen önünde yer alan  3 katlı 4 aslanlı pagoda dikkatinizi çekecektir.  Arkasındaki manzara ile oldukça etkileyici bir görüntüye sahip.

Çocuğu olmayan veya çocuk sahibi olmayı planlayan çiftler de buraya gelip dua ederek çocuk sahibi olacaklarına inanmaktalar. O nedenle etrafta küçük bebek bibloları görebilirsiniz. Haesu Gwaneum Daebul yani Büyük Tanrıça Budası en üst bölümde yer aldığı için oldukça heybetli görünüyordu.

Yolunuz Busan’ a düşerse mutlaka bu tapınağı ziyaret etmenizi öneririm. Gerek manzara, gerekse tapınak çok etkileyici. Hatta vaktiniz olursa güneşli bir güne denk gelmişseniz gün batımını izlemelisiniz.

Gezinin sonunda Busan istasyonuna döndüğümde trenimin kalkmasına 2 saatten fazla vakit vardı. Ben de Lotte Alışveriş merkezine gidip biraz vakit geçirdim. Sonrasında tren istasyonuna tekrar geri dönüp Daegu’ ya doğru yola çıktım. Beni karşılamak için yine bekliyorlardı. Otele dönüp biraz dinlenerek günü sonlandırdım.

Fotoğraf Galerisi

Gyeongju

IMG_1067Andong Hahoe Halk Köyü ziyareti sonrasında Güney Kore’ nin açık hava müzesi konumundaki Gyeongju şehrine geçtik. Şehirde ilk olarak Oreung bölgesinde bulunan Sungdeokjeon tapınağını ziyaret ettik. Tapınak 1429 yılında Silla Krallığı’ nın kurucusu Silla Kralı Bakhyeokgeose adına inşa edilmiş. 1592’ de yanması nedeniyle 1735’ de yeniden inşa edilmiş.

Tapınağın batı bölümünde ise kral mezarları yer alıyor. Her biri yeşil birer tepeyi andıran bu bölge Oreung Mezarları yani 5 Kral Mezarı şeklinde isimlendiriliyor.

Bir sonraki durağımız Donggung Sarayı ve Wolji Göleti idi. Donggung sarayı Silla Krallığı’ nın önemli saraylarından biri. Saray birçok binadan oluşuyor. Yapay bir gölet olan Wolji Göleti bazı kaynaklarda Anapji olarak da geçmekte. Kral Munmu tarafından 674 yılında yaptırılmış. Buradaki kısa gezimiz sonrası rotamıza devam ettik.

Bomun gölünün bulunduğu bir doğa parkına vardık. Bomun gölü çevresinde yürüyüş yapabileceğiniz yeşil parkurlar ve kiraz çiçeği ağaçları ile süslenmiş keyifli bir park. İsterseniz bot kiralayıp gölde de gezebilirsiniz.

IMG_1435Güneş yavaş yavaş batmak üzereydi. Son olarak Gyeongju Botanik Bahçesi’ ne uğradık. Değişik çiçeklerin ve bitkilerin bulunduğu, içeride kelebeklerin uçtuğu klasik botanik bahçelerinden biriydi.

Gün sonunda bizim için düzenlenen ızgara partisine katılmak üzere babamın iş arkadaşlarının şirketine giderek günü sonlandırdık 🙂

IMG_1469

Fotoğraf Galerisi

Andong Hahoe Folk Village

Daegu’ daki 2. günümüzde sabah erkenden otelimizden alınıp Güney Kore’ de görülmesi gereken önemli yerlerden biri olan ve UNESCO Dünya mirasları listesinde yer alan Andong Hahoe Folk Village’ a götürüldük.

Köy Nakdong ırmağının bir kolu olan Hwachon çayı üzerinde yer alıyor. Pungsan’li Yu klanı tarafından 16. yüzyılda yapılmış, İngiltere Kraliçe’ si II. Elizabeth’ in 1999 yılında yaptığı ziyaret sonrasında köy daha da ünlü olmuş.

Köyde evler farklı büyüklükte olsa da 2 çeşit olduğu dikkati çekiyor. Çatısı samandan yapılmış olanlar fakir halkın yaşadığı evler, diğerleri de varlıklı ailelerin oturduğu evler. Hemen hemen her evin kendine ait bahçesi var. Köy turistik olarak gezilere açık olsa da bazı evlerde insanlar gerçekten yaşıyor. Evlerin bazıları boş, bazıları müze veya hediyelik eşya satan dükkanlar olarak kullanılıyor.

Köyde geleneksel Hahoe maske dansı gösterileri günümüze kadar devam ettiği için  maske yapımı da devam etmekte. Andong şehrinde yılın belli zamanlarında maske festivali de düzenleniyor. Hediyelik eşya satan dükkanlarda maskeler, ahşap üzerine işlenmiş çeşitli eşyalar bulabilirsiniz.

Biz köyü çok beğendik. Sanki dünyadan soyutlanmış, kendi içinde ayrı bir dünyaya gitmiştik. Köyün dar sokaklarında yürümek, içinde yaşayan insanları gözlemlemek ve günlük rutin yaşamlarından bir ana tanık olmak oldukça keyifliydi.

Fotoğraf Galerisi