Tokyo

Japonya gezimize oldukça maceralı başladık. İstanbul’ dan Tokyo’ ya gitmek üzere THY uçağımıza bindik. Uçakta yaklaşık 1 saat kalmamıza ve gecikmemize rağmen hala hareket etmemiş olmamız gezi planını da etkiler endişesi ile beni telaşlandırmaya başlamıştı.

Bir süre sonra pilot uçakta teknik bir arıza olduğunu ve gecikme için özür dilediklerini paylaştı. Korku çanları çalmaya başladı benim için. Gezi planını gözden geçirdim, Tokyo’ ya varınca yapmamız gerekenler listesine baktım. Gecikirsek diğer günleri etkiler mi planlamaya çalışırken uçak yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Bir gariplik vardı çünkü harekete hazırlanıyormuşa benzemiyorduk. Giderek pistten uzak karanlık bir bölgeye doğru gitmeye başladık. Acaba teknik ekibe yakın bir noktaya mı gidiyorduk yoksa bizi başka bir uçağa mı aktaracaklar soruları dönmeye başladı kafamda. Bir süre sonra motor durdu ve bir anons daha geldi. Yapılan bir ihbar nedeniyle uçağı tüm eşyalarımızı alarak boşaltmamız ve uçağın aranacağı söyleniyordu. Şaşkınlık içindeydik, o kadar yolcunun tüm eşyaları ile inmesi uçağın aranması ve tekrar binip yerleşmemiz ne kadar sürerdi hesaplamaya çalışıyordum. Gerçekten çok gerilmiştim. Bizi kapalı bir bekleme salonuna aldılar. Tüm kapılar, asansör ve merdivenler polis tarafından kapatılmıştı. Yolcular salona alınırken de tüm eşyaları ile tek tek aranıyordu. Kontrolden geçenler bekleme koltuklarına geçiyordu. Bir süre sonra tüm yolcular arandı ve sessiz bir bekleyiş başladı. 1 saat sonra herkes ne zaman hareket edeceğimizi sormaya başladı ancak uçaktaki arama devam ediyordu. Yolculara yiyecek, içecek ikramı başladı.

Ne kadar plan yaparsak yapalım, herşeyi ne kadar kontrol etmeye çalışırsak çalışalım bazı şeyler bizim kontrolümüz dışında gelişebiliyor. Bu tip zamanlarda durumu olduğu gibi kabullenmek dışında pek bir çözüm yok. Yaklaşık 5 saatlik bir gecikme sonunda nihayet tekrar uçağa binebileceğimiz anonsu yapıldı. Beni planı yeniden gözden geçirme gibi zor bir iş bekliyordu, üstelik çok uykum vardı ve sıkılmıştım. Uçağa bindikten bir süre sonra planı güncelleyince yeniden keyfim yerine geldi. 5 saatlik gecikme nedeniyle varış saatimiz ciddi etkilenmişti. Ayrıca vardığımız saatte bizi şehir merkezine götürecek bir tren olmayacaktı. Zaten JR pass bürosu da kapalı olacağı için JR Pass’ lerimizi de aktifletemeyecektik. Ama ertesi gün erken kalkarak bu zamanı telafi edebilirdik. Yolculuk arkadaşlarıma uçakta bol bol uyuyun, yarın bizi yorucu bir gün bekliyor mesajını verdim 🙂

Tokyo’ ya vardığımızda bize özel ek seferler koymuşlardı. Şehir merkezine ulaşımı otobüs ile sağladık. Narita havaalanından şehir merkezine ulaşmak için en uygun seçenek Narita Express. JR Pass’ inizi aktiflerseniz treni ücretsiz kullanabilirsiniz. Tokyo’ da “Hotel Monterey Hanzomon” da konakladık. Otel temiz ve lokasyon olarak merkezdeydi. Hanzomon metro istasyonunun hemen karşısında yer alması da ulaşım açısından avantajlı. Eğer yer bulabilirseniz Tokyo metro ve tren istasyonu yakınındaki otellerde konaklamanızı daha çok öneririm.

Tokyo’ da İlk Gün

Ertesi gün henüz yol yorgunluğunu atamadan erkenden güne başladık. Sabah kahvaltımızı Türkiye’den getirdiğimiz yiyecekler ile yaptıktan sonra Tokyo SkyTree‘ yi ziyaret ettik. 634 metre yüksekliğindeki bu kulenin 350 metre ve 450 metre olmak üzere 2 katı ziyaret edilebiliyor. Asansör sizi çok kısa bir sürede 350 metre yüksekliğe ulaştırıyor. Japon teknolojisini hemen hissediyorsunuz. SkyTree aşağıdan bakıldığında oldukça gösterişli. Panaromik olarak Tokyo şehir manzarasına hakim olması nedeniyle ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri.

SkyTree’ yi gezdikten sonra 20 dakikalık yürüme mesafesindeki Sensoji Tapınağı (Asakusa Kannon Tapınağı) ve Asakusa Tapınağını ziyaret ettik. Tokyo’ da en çok bu bölgeyi sevdim. Tokyo’ nun en güzel tapınakları kesinlikle. Dolayısı ile en kalabalık bölgelerinden biri. Erken saatte gitmiş olmamıza rağmen oldukça kalabalık idi.

Tapınakların hemen yakınında Asakusa alışveriş bölgesi yer alıyor. Bu bölgede el yapımı yelpazeler, kimonolar, çeşitli hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Ayrıca soğuk yeşil çay içebileceğiniz, değişik Japon tadlarını deneyebileceğiniz ufak yiyecek standları da yer alıyor. Ben çubuğa geçirilmiş tatlılarını çok merak edip denedim. Soğuk yeşil çayı güzeldi ama tatlıyı beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bu bölgeye tekrar gelmeye vaktimiz olmayabilir diye hediyelik eşya alışverişimizi hallettik. Gerçekten çok güzel alternatifler var, fotoğraflarda bu alternatiflerden bazılarını bulabilirsiniz.

Biraz dinlenmek için Ueno Park’ a gittik. Sakura mevsimi geçmiş olsa da parkta hala henüz çiçeklerini dökmemiş sakura ağaçları vardı ve inanılmaz güzel görünüyordu. Hafif bir yağmur çiselemeye başlamasına rağmen yumuşak bir hava vardı. Parkta hem dinlendik, hem de güzel fotoğraflar çektik.

Ueno Parkı’ nın yakınında bizdeki mısır çarşısını andıran Ameyoko caddesi yer alıyor. Çeşitli oyuncaklar, elektronik eşyalar, ev eşyaları satan biraz karışık dükkanlar bulunuyor. Biraz burayı dolaştıktan sonra elektronik dükkanlarıyla ünlü Akihabara bölgesini ziyaret ettik. Burası son derece renkli ve hareketli bir bölge. Bir çok ateri salonunun yer aldığı çok katlı dükkanlar da bulunuyor. O nedenle gençlerin de en uğrak yerlerinden biri. Bu bölgeyi dolaşırken çok keyif aldık. Işıklar, renkler, ateri salonlarından yükselen sesler kendimizi bir çizgi film karesinde hissettirdi.

Marunouchi bankalar bölgesine uğradıktan sonra şık alışveriş bölgesi Ginza’ ya geçtik. Pazar günü olması nedeniyle sanırım bazı yollar trafiğe kapalı olduğu için yayalar caddeden yürüyebiliyor. Ünlü tasarımcıların mağazalarının yer aldığı bu bölgede bazı Japon markalarına ait mağazaları da gezmeniz mümkün. Bahar mevsimi nedeniyle mağaza vitrinlerinin süslemeleri renkli ve çiçekliydi.

Ginza bölgesinde biraz vakit geçirdikten sonra Tsukiji Balık Market’ e gittik ama pazar günü olması nedeniyle birçok yer kapalıydı. Buradan Shimbashi istasyonuna yürüyüp Yurikamome hattına binerek Odaiba bölgesine gittik. Hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Odaiba bölgesinde yer alan Odaiba Divercity Tokyo Plaza alışveriş merkezinin dışı akşam başlayan ışıklandırmalar ile güzel bir görsel şov sunuyor. Ayrıca önünde yer alan devasa boyuttaki robot ile de fotoğraf çektirebilirsiniz. Tokyo manzarası ve Rainbow köprüsünü en güzel görebileceğiniz yer Odaiba bölgesi. Burada ayrıca Özgürlük Heykeli’ nin ufak bir kopyası var.

Akşam yemeğimizi Tokyo Kulesi yakınlarında yer alan bir İtalyan pizzacıda yedik. Pizzacıya giderken yolumuzun üzerindeki Zozo ji tapınağına uğradık. Yemek sonrası Tokyo kulesine çıkıp Tokyo gece manzarasını seyrederek günü sonlandırdık.

Tokyo’ da Son Gün

IMG_8909Tokyo’ da eşim ve kardeşimle geçireceğimiz son güne Yasukuni tapınağını ziyaret ederek başladık. Otele yakın olduğu için yürüyerek kolaylıkla ulaşabildik. İnsanlar tapınağın önünden geçerken durup başlarını eğerek saygı duruşunda bulunuyorlardı. Biz de bilmeden yanlış bir yerde durup saygısızlık yapmamak için insanları takip etmeye çalıştık.

IMG_8959

Tapınak ziyareti sonrasında Kitanomaru Koen parkına yürüdük. Park rengarenk çiçeklerle dolu, yemyeşil, yürüyüş parkurlarının olduğu gezmesi keyifli bir parktı. Buradan imparatorluk sarayına geçeceğimiz için randevu saatimiz gelene kadar parkta vakit geçirdik.

İmparatorluk sarayını ziyaret etmek istiyorsanız Japonya’ ya gitmeden internet üzerinden rezervasyon yapmanız ve rezervasyon numaranızı içeren kağıdın çıktısını almanız gerekiyor. Saraya ve bahçelerine ayrı ayrı randevu alabiliyorsunuz. Bizim ziyaret etmeyi planladığımız gün için bahçelere yer kalmamıştı, o nedenle sarayın bahçelerini gezemedik. Randevu saatimiz yaklaştığında saraya doğru yürümeye başladık. Sarayın birkaç giriş kapısı bulunuyor. Görevlilere ziyaret için olan kapıyı sorarsanız gereksiz yürümemiş olursunuz. Randevu saati gelenleri ufak bir konferans salonuna alıyorlar. Kısa bir sunum sonrasında sarayı gezmeye başlıyorsunuz. İngilizce dil seçimi yoktu diye hatırlıyorum, o nedenle Japonca düzenlenen bu turdan çok birşey anlayamadık, sadece sarayı görmüş olduk. Gruptan ayrı dolaşmanıza izin verilmediği için de biraz vakit kaybettik ve sıkıldık. Bence gezinin olmazsa olmazı değil, gitmezseniz birşey kaybetmezsiniz.

Sırada Shibuya bölgesi vardı. Gerçi ilk gün de buradan geçmiştik ama yine uğramak istedik. Dünyanın en kalabalık caddelerinden biri burada yer alıyor. Özellikle yeşil ışık yandığında kalabalık insan kümesinin karşıdan karşıya geçişi görülmeye değer. Bu kadar insan kalabalığa rağmen çarpışmadan, kaos yaşamadan nasıl karşıya geçmeyi başarıyor şaşırıyorsunuz. Ünlü Hachiko ismindeki köpeği duymuş, belki filmini de izlemişsinizdir. Sahibi öldükten sonra yıllarca Shibuya istasyonunun önünde gelmesini bekleyen bu köpeğin heykeli de metro çıkışında yer alıyor.

IMG_9246Sıra Tokyo’ nun ünlü, renkli ve eğlenceli bölgesi Harajuku’ ya gelmişti. Harajuku bölgesinin en turistik caddelerinden biri de Takeshita. Burada kozmetik ürünleri satan bir çok dükkan bulunuyor. Bu caddede ayrıca ünlü 100 Yen mağazası yer alıyor. Bizdeki herşey 1 TL dükkanlarına benzer olan bu mağazada hediye olarak alabileceğiniz seçenekler bulunuyor. Ara sokaklarında çeşitli butik ve galerileri gezebilirsiniz.

Harajuku bölgesi Yoyogi Park’ a çok yakın olduğu için parka yürüyerek gittik. Park oldukça büyük ve Meiji Jingu tapınağı da parkta yer alıyor. Tapınağın da belli bir ücret karşılığında gezebildiğiniz ayrı bir bahçesi var. Parkta tanıştığımız Japon bir aile sayesinde yer fıstığı ile besleyebildiğiniz bir kuş türü keşfettik. Bize verdikleri fıstıklarla elimizde besleme şansı yakaladık. Çok sevimli değil mi sizce de 🙂

Görmeye değer parklardan bir diğeri de Shinjuku Gyoen ancak ne yazıkki vardığımızda kapanmak üzere olduğu için girip gezemedik. Siz vakit ayırıp gidin, özellikle sakura mevsimine denk gelirseniz çok güzel bir manzara yakalayabilirsiniz.

Tokyo gezimizi Roppongi Hills’ e giderek sonlandırdık. Gökdelenler, alışveriş merkezi ve çeşitli eğlence mekanlarının yer aldığı bu renkli bölgede Roppongi Hills gözlem kulesi, alışveriş ve iş merkezi, restoran gibi yerleri bir arada barındıran bir kompleks. Japonya’ daki sushi deneyimimi buradaki bir restoranda denedim. Ayrıca sakura çiçeğinden yapılan milkshake de kesinle denemeye değerdi.

Fotoğraf Galerisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s