Ålesund

TrenOslo’ da geçirdiğimiz ilk gecenin sabahında erkenden kalkıp trenimize binmek üzere Oslo Merkez İstasyonu’ na gittik. Norveç fiyord demekti ve fiyord turumuzun ilk adımını atacağımız için çok heyecanlıydım. “Geirangerfjord & Norway in a nutshell” turumuza başlamak için trenimizin kalkacağı peronu panodan bulup perona gittik. İlk durağımız Dombås olacaktı.

 

TrenTrenimiz 08:02′ de Trondheim’ e gitmek üzere Oslo’ dan hareket etti. Biz 12:04 gibi Dombås’ ta inip oradan Åndalsnes’ e giden başka bir trene binecektik. Trene binerken biletlerde yazan vagon ve koltuk numarasına göre binmek gerekiyor. Bavullar için ayrılan bölümde yer olmadığı için oturduğumuz yerin üzerine yerleştirmek zorunda kaldık. Tren temiz ve koltuklar konforluydu. İçecek ve yiyecek ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz ufak bir kafeterya, kafeteryada yemek isterseniz manzarayı izleyebileceğiniz masa ve koltuklar da bulunuyor.

Manzara_1Tren ile yolculuğu çocukluğumdan beri çok sevmişimdir. Manzarayı en güzel izleyebileceğiniz ulaşım aracı, biraz da nostaljik gelir nedense. Tren ile giderken bir de hava kapalı ise iyi fotoğraflar yakalamak gerçekten zor. Çektiğim fotoğrafların çoğu ya fazla karanlık ya da bulanık çıkmış. Bulutların dağlara indiği, çoğunlukla kremit kırmızısı ufacık evlerin yemyeşil kırlar içine serpiştirildiği yolların arasından trenimiz hızla ilerliyordu.

Ben fotoğraf çekerken annem İngilizce bilmemesine rağmen yanımızdaki sırada oturan Amerikalılarla kaynaşmış arada selamlaşıp bir şeyler gösteriyordu.

Dombås’ a yaklaşırken bavullarımızı indirip hazırlanmaya başladık. Dombås’ tan Åndalsnes’ e gidecek trene aktarma için 5 dakikamız vardı. Gerçi görevliler istasyonun çok ufak olduğunu, kaçırma gibi bir sorun olmayacağını paylaşmışlardı ama yine de 5 dakika gerçekten kısa bir süreydi. Bir süre sonra Dombås’ a vardık ve Åndalsnes’ e gidecek yolcularla birlikte inip yeni trenimize bindik.

Tren_2İstasyon gerçekten küçükmüş, indiğimizde Åndalsnes’ e gidecek trenimiz karşı peronda bekliyordu. Bu trene binerken de doğru vagona binip koltuğa oturmanız gerekiyor. Fazla kalabalık olmadığı için görevli bizi daha boş olan vagona yönlendirdi. Bavullarımızı yerleştirdikten sonra manzarayı rahatlıkla izleyebileceğimiz koltukları seçip yerleştik. Bu boş vagona geçmemiz benim için çok iyi oldu, böylece manzara ne tarafta ise o tarafa rahat rahat koşup fotoğraf çekebildim 🙂

Manzara_2Panaromik bir tren olduğu için bazı önemli noktalarda tren yavaşlıyor ve trenden fotoğraf çekebilmemiz için süre tanıyordu. Doğanın bizlere sunduğu şölene dağlardan akan şelaleler ve buzullar da eklenmişti. Gerçekten gördüğünüz güzellik karşısında hangi kelimeyi kullanabileceğinizi şaşırıyorsunuz. Daha fiyordları görmeden Norveç’ e hayran kalmıştım, fiyordları gördükten sonra hayranlığımın Manzara_3katlanacağından şüphem yoktu. Trenimiz Åndalsnes’ e doğru yol alırken manzaralar bazen oturduğumuz tarafta bazen diğer tarafta kalıyordu. Bir ara oturmaya bile fırsat bulamadığım için ayakta bir o yana bir bu yana koşup durduğumu farkettim. İyi ki görevli bizi boş vagona yönlendirmiş diye bir kere daha içimden kendisine teşekkürlerimi yolladım.

Manzara_4Yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuğun ardından Åndalsnes’ e vardık ve Ålesund’ a gitmek üzere 2 saat sürecek otobüs yolculuğumuza başladık. Yolculuğumuz boyunca çıkacağımız en kuzey nokta Ålesund idi. Önceden kontrol ettiğim hava tahminlerine göre sıcaklık  Oslo’ ya göre daha düşüktü. Uzun zamandır hava durumunu kontrol ediyordum, Ålesund’ un güneşli olduğu gün sayısı gerçekten çok azdı. O gün şans bizden yanaydı. Ålesund’ a doğru ilerledikçe hava ısınmaya ve güneş yüzünü göstermeye başladı.

Yol boyunca gördüğümüz evlerin güzelliği bizleri adeta büyüledi. İçlerinin nasıl olduğunu da fazlasıyla merak ettik. Sanırım insan böyle bir yerde yaşasa stresin varlığını bile unutur. Norveç’ te kişi başına düşen gelir ne kadar yüksek olursa olsun en büyük serveti bence doğa sunmuş burada yaşayanlara. Bizler de tatilimiz bitene kadar bu servetin sahibiydik ve tadını çıkaracaktık.

OtelÅlesund’ a vardığımızda geceyi geçireceğimiz “Scandic Parken” oteline doğru sokakları keşfederek ilerlemeye başladık. Ålesund küçük bir sahil kasabası, sahilden tepeye doğru bir yerleşim olduğu için sokakları yokuşlarla dolu. Otelimize doğru yürürken Ålesund’ un sokakları bana çok sevdiğim San Francisco’ yu anımsattı. Otelimize vardığımızda güneş ışıl ışıl etrafı aydınlatıyordu. Bir an önce yerleşip etrafı keşfetmeliydim. Odamıza yerleştikten sonra annem dinlenmek üzere odada kalmayı tercih etti. Ben kameramı kapıp dışarı fırladım 🙂

Fjellstuaİlk durağım şehrin manzarasının en güzel izlendiği Fjellstua terası idi. Fjellstua bir restoran, aynı zamanda terası var. Burası Aksla seyir noktası diye de geçiyor. Aksla’ ya çıkmak için birkaç yol var. Ålesund şehir turu yapan minik trenler, özel araç ya da yürüme 🙂 Endişelenmeyin yürüyerek çıkmak son derece keyifli. Bunun için Town Park’ ından başlayan 408 basamaklı merdivenleri çıktığınızda hedefe ulaşmış oluyorsunuz. (Internette 418 yazıyor) Town parkı otelimizin hemen arkasında kalıyordu. Yakınlığı nedeniyle de öncelikle buradan başlamaya karar verdim.

Alesund_1Parktan merdivenlerle adım adım yukarı çıkarken ara ara hem dinlenmeniz hem de manzaranın tadını çıkarmanız için banklar yerleştirmişler. Birkaç adım çıkıp manzaraya bakıyor birkaç fotoğraf çekiyordum. Manzara gezi programımı oluştururken incelediğim fotoğraflardaki gibiydi. Manzaranın güzelliğinden merdivenleri nasıl çıktığımı anlamadım bile. Bu antrenmanı gün batımında tekrarlamalıydım. Güneşin batışını Fjellstua_Merdivenlerizlemek için kesinlikle buna değerdi. Ålesund’ da güneş Temmuz sonunda 22:30′ dan önce batmıyor. Şehrin geri kalanını dolaşmak için yeterince vaktim vardı. Şehri dolaştıktan sonra tekrar Aksla’ ya çıkmaya karar verdim. Yeterince fotoğraf çektikten sonra yavaş yavaş merdivenlerden inerek şehri dolaşmaya başladım.

Ålesund belirttiğim gibi bizler için küçük bir sahil kasabası. Şehri rahatlıkla yürüyerek dolaşabiliyorsunuz. Merkezden 3- 4 km. uzaklıktaki akvaryum hariç şehri 2 saatte gezmeniz mümkün.

Akşam saatlerinde tekrar Aksla tepesine çıkmak üzere parka gittim. Gökyüzü bulutlu olmasına rağmen muhteşem bir gün batımı izledim ve fotoğrafladım. Otele döndüğümde gördüğüm tüm güzellikler için bir kere daha şükrettim. Huzur içinde yatağa girdiğimde ertesi gün bizi bekleyen güzellikleri düşünerek tatlı rüyalara daldım.

Fotoğraf Galerisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.