Sogne Fiyordu

Bergen’deki 3. günümüze  “Sognefjord – Glacier turu” ile devam ettik.  Sogne Fiyordu’ nun dünyanın en büyük ikinci, Norveç’ in de en büyük fiyordu olması nedeniyle görülmesi gereken fiyordlardan biri.

IMG_3468Bu sefer rotamıza balık pazarı yanındaki Norled iskelesinden başladık. Hava çok yağmurlu olduğu için giderken botta içeride oturmak zorunda kaldık. Ara ara dışarıyı yoklasam da fotoğraf için çok uygun değildi. Balestrand’ a doğru yaklaştıkça yağmur etkisini kaybetmeye başladı. Balestrand’ da bottan inip Fjærland’ e gitmek için daha ufak bir bota binecektik. Binene kadarki kısa süreyi fotoğraf çekerek değerlendirdim.

Yaklaşık 5 dakika sonra botumuza bindik ve 1.5 saat süren keyifli bir fiyord gezisi yaptık. Hava kapalıydı ve serindi ama manzara o kadar güzeldi ki üşümeme rağmen bu güzel manzarayı camlar arkasından seyretmek istemedim.

Fjærland’ e vardıktan sonra kısa bir fotoğraf molasının ardından bu sefer otobüse binip 5 dakika uzaklıktaki buzul müzesine gittik. Müzede 1 saatlik vaktimiz vardı. Biraz müzeyi dolaşıp film gösterimine katıldık. Kalan vaktimizde de doğanın sunduğu manzarayı seyrettik. Hafif bir yağmur başladı, hava mis gibi kokuyordu. Şu an yazarken bile o an içimde hissettiğim huzuru anımsayabiliyorum.

Müze sonrasında mini otobüsümüze binip gezinin en heyecanlı bölümü Bøyabreen buzuluna doğru yola çıktık. 10 dakikalık bir mesafedeydi buzul. Otobüsten indikten sonra 5 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılıyor. Jostedalsbreen buzulunun bir kolu olan Bøyabreen buzulu doğa gezilerini sevenler için görülmeye değer. Küresel ısınma nedeni ile bir süre sonra belki de yok olacak. Bence yolunuz bu taraflara düşerse gezi planınıza eklemelisiniz.

Yaklaşık yarım saat burada vakit geçirdikten sonra otobüsle Fjærland’ a dönüp tekrar Balestrand’ a gidecek mini botumuza bindik. Yol boyunca martılar da bize eşlik ettiler. Son olarak da Balestrand’ dan bizi Bergen’ e ulaştıracak botumuza binerek yaklaşık 4 saat sürecek yolculuğumuza başladık. Bu arada güneş yüzünü göstermeye başlamıştı. Yaz aylarında günler uzun olduğu için bu tip gezileri yapmak daha keyifli oluyor. Sabah yağmur nedeniyle kaçırdığım manzaraları yakalamak için makinemi alıp dışarıya çıktım. Hareket halindeyken makinenin odaklanmasını engelleyecek kuvvette rüzgar esiyordu ama yine de güneş ışıl ışıldı.

Bergen’ e dönerken yiyecek birşeyler alıp annemi otele bıraktıktan sonra gece çekimi için tekrar dışarı çıktım. Havanın kararması için epey beklemem gerekecekti. Balık pazarında bir şeyler atıştırıp meydandaki sokak çalgıcılarını dinledim. Güneş yavaş yavaş batıyordu, gökyüzü hafif bulutlu kızıla çalan bir renge dönüşmeye başlamıştı. Çalan müzik de tüm güzelliği ile manzaraya eşlik ediyordu. O an gerçekten anda olduğumu hissettim, içimi kaplayan huzur yüzüme de yansımıştı sanırım gülümsediğimi farkettim 🙂

Fotoğraf Galerisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s