Flåm – Myrdal

Hayal treni Flåm. Merakla beklediğimiz gezinin son durağına sıra gelmişti. Bergen’ den Myrdal’ a kadar tüm yolculuk kalbinizin hızlı hızlı çarpmasına neden olan, acaba şimdi ne çıkacak karşıma diye meraka düşüren büyüleyici güzelliklerle dolu. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak için çok uğraştım, şimdi fotoğraflara ve videolara bakarken buna değdiğini görüyorum. Gezinin en hareketli günüydü sanırım.

Otelimizdeki checkout işlemleri sonrasında Bergen tren istasyonuna geldik. Daha önce Hardanger Fiyordu gezimiz için de Voss üzerinden gitmiştik. Yine aynı şekilde önce Voss’ a gidecektik. Elimizde bavulların olması geziyi biraz zorlaştırıyordu. Trende bavullar için ayrılmış bölümler var. Eğer dolu ise oturduğunuz koltuğun yanına boşluk bir alana koyabiliyorsunuz. Bavullarım beni rahatsız etmesin derseniz belli bir ücret karşılığı gideceğiniz yere bavullarınızı ayrıca gönderebiliyorsunuz. Bize riskli geldiği için bunu tercih etmedik. Tatil süresince spor yapamamamın açığını bavul taşıyarak kapattım 🙂

Voss’ a vardıktan sonra Gudvangen’ e gitmek üzere otobüse bindik. Bavullarınızı otobüsün bagajına bırakabiliyorsunuz. Yaklaşık 1 saat 10 dakika süren bu yolculukta görülmesi gereken yerlerde otobüs yavaşlayıp fotoğraf çekmenize ve manzarayı görmenize olanak sağlıyor. Biz bavullar nedeniyle sona kaldığımızdan otobüsler dolmuştu, en arka koltuğa geçmek zorunda kaldık. Cam dar ve kirli olduğu için istediğim kalitede fotoğraf çekemedim ama herşey çok güzeldi. Yol üzerinde birkaç şelaleden geçdik. Tvindefossen bunlardan en büyük olanıydı. Virajlı bir yoldan yavaş yavaş aşağıya doğru inip Gudvangen’ e vardık.

Gudvangen’ e vardığımızda 25 dakikalık bir vaktimiz vardı. Bavulları yerleştirip yerlerimize geçtik. Ben yine dışarıyı tercih ettim. Hava kapalı ve soğuktu. Bere ve hatta bir süre sonra eldiven bile giymek gerekiyor. Feribotla Flåm’ e doğru giderken 2.5 saat süren bu büyüleyici yolculukta sırasıyla Bakka, Styvi, Dyrdal, Undredal, Aurland’ e uğradık. Ben bu minik kasabalardan en çok Bakka ve Undredal’ ı beğendim 🙂

Veee sonunda Flåm’ e ulaştık. Flåm masal trenine binmeden önce yaklaşık 2 saatimiz vardı. Önce bavullarımızı bagaj emanet noktasına bırakmaya karar verdik. Bunun için yanınızda mutlaka nakit para bulundurun, ne yazıkki kredi kartı geçmiyor. Bizde de hiç nakit kalmamıştı. Görevli adam kısa bir süre bırakacağımız için bize yardımcı oldu ve hiçbir ücret talep etmeden bavullarımızı aldı. Kendisine buradan tekrar teşekkürlerimi yolluyorum 🙂

Flåm çok ufak bir kasaba olduğu için 2 saatlik süre gezme ve alışveriş için fazlasıyla yeterli. Feribottan indiğiniz alanda hediyelik eşya satılan birçok dükkan var. Genellikle bere, eldiven gibi soğuk kış günlerinde sizi sıcak tutacak giysiler ağırlıklı. Yemek yiyebileceğiniz çeşitli kafeler de bulunuyor.  Flåm turist bilgi merkezinde Fjord Gelato isminde güzel bir İtalyan dondurmacı bulunuyor. Az ileride de “The  Flåm Railway Museum” bulunuyor. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz ufak bir müze. Hediyelik eşya bölümünde de ünlü Flåm  treni oyuncaklarından hatıra olarak alabilirsiniz. Fiyatlar da çok yüksek değil, kredi kartı geçiyor.

Vakit yaklaştıkça bavulları alıp biz de sıraya girmeye başladık. Turistlerin yoğun olduğu bir dönemde giderseniz kalabalık olacaktır ve cam kenarına oturmak için erkenden sıraya girmeniz gerekecektir. Trene bindiğimizde ben bavulları yerleştirirken annem de güzel bir yer kaptı bize. Trenin içi kırmızı, bordo tonlarında sanki oyuncak bir trene binmişsiniz izlenimi veriyor. Heyecanla 1 saat sürecek olan bu seyirlik tren yolculuğunun her anının tadını çıkarmaya başladık. Yolculuğun en keyifli anlarından biri de Kjosfossen şelalesinde verilen kısa mola ve kırmızı elbiseli dansçının gösterisi. 225 metre yükseklikteki bu şelale en çok turist çeken şelalelerden biri. Bu ilginç dans gösterisi sonunda dansçı birden gözden kayboluyor. Fotoğraf çekimleri sonrasında trene binip yolumuza devam ettik.

Myrdal’ dan sonra başladığımız noktaya yani Oslo’ ya geri dönecektik. Trenin gelmesine yaklaşık 50 dakika vardı. Ben de vakitten yararlanıp hızlı bir Myrdal turu yaptım. Sonrasında trenimize binip 4.5 saatlik bir yolculuğa başladık. Yol boyunca o kadar çok buzul gördük ki bazı yerler tamamen bembeyazdı. Oslo’ ya vardığımızda rüya gibi geçen gezimizin sonuna geldiğimizi biliyorduk. İstasyonun karşısındaki otelimize yerleşip uykuya daldık.

Fotoğraf Galerisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s