Gerçek Olamayacak Kadar Güzel: Kuzey Işıkları

Yazı yazmayalı çoook uzun zaman oldu. Her gezi sonrası bunu hemen yazmalıyım desem de ne yazık ki başarılı olamadım. Bugün içimden o kadar çok yazma isteği geldi ki fırsat bu fırsat deyip ertelemeden bir gezi yazısı paylaşmak istedim. Bu sene gerçekleştirdiğim ve benim için çok önemli olan bir geziyi yazacağım: Finlandiya 🙂

Kuzey ışıklarını görmek eminim birçok kişinin hayalidir ve gezi listesinde yer alır ama bazı nedenlerden hep ertelenir. Bunun en önemli nedenleri bana göre ücretinin yüksek olması, iyi bir araştırma gerektirmesi, gidip de görememe riski, soğukla başa çıkma endişesi şeklinde sıralanabilir. Bu yıl tüm bu bahaneleri rafa kaldırıp 4 günlük bir tatil planlamaya karar verdik. Bunda THY’nin kuzey ışıklarına yönelik düzenlediği mil kampanyası da çok etkili oldu. Kampanyayı öğrenince doğru zamanın bu sene olmasını çok istedim. Bir de o sıralarda karşıma sürekli kuzey ışıkları ile ilgili haberler, fotoğraflar, videolar çıkmaya başladı. Belki algıda seçicilik ya da farkındalığımın bu yönde artması etkiledi bilmiyorum ama ben daha duygusal bakıp evrenin bana mesaj yolladığına inanmak istedim 🙂

Bu gezide bana annem, kardeşim ve dans-spor arkadaşım Pınar eşlik etti. Nereye gideceğimize karar vermek hiç kolay olmadı. Kuzey ışıkları ile ilgili detaylı bir araştırma yapmaya başladık öncelikle. Bu yazıda kuzey ışıkları ile ilgili yaptığım araştırmaları ve gezi planını oluştururken nelere dikkat ettiğimi paylaşmak istedim.

Nedir bu kuzey ışıkları?

Auroralar kutuplarda göründüğü için kuzey ışıkları gibi güney ışıkları da var. Kulağa tuhaf gelse de var 😉 Auroraların ana kaynağı güneş dememiz çok yanlış olmaz sanırım. Güneşten kopan yüklü parçacıklar uzaya yayıldıklarında bir kısmı dünyanın manyetik alan etkisi nedeniyle dünyaya ulaşıyor ve atmosferdeki elementler ile etkileşime giriyor. Atmosferdeki oksijen ve nitrojen elementlerinin proton ve elektronlarını enerji ile yüklüyor. Bu elementler de yüklenen enerjiyi serbest bırakıyor ve bu güzel ışık olayı ortaya çıkıyor. İşte buna Aurora deniyor. Kuzey ışıkları ise Aurora Borealis olarak geçiyor.

NOT: Güney ışıklarına da Aurora Australis deniyor.

Ana kaynak güneş olduğu için güneşten kopan parçacıklar ne kadar çok olur ise atmosfere ulaşma olasılıkları o kadar yüksek oluyor. Bu da güneşteki aktivitelerin şiddeti ile ilişkili.

Bu bilgiler akla güneşteki aktivitelerin sadece kışın olup olmadığı sorusunu getirebilir. Aktiviteler her zaman var, yazın da oluyor. Kuzey ışıkları yazın da oluşuyor ancak gün ışığı daha etkili olduğu için kuzey ışıklarını göremiyoruz. Bilindiği gibi kutuplara yaklaştıkça yazın günler daha uzun dolayısı ile hava daha aydınlık hatta neredeyse hiç kararmıyor, kışın ise günler daha kısa dolayısı ile hava oldukça karanlık oluyor. Bu nedenle kuzey ışıklarını kışın görebiliyoruz.

Kuzey ışıklarını görmek neden bu kadar zor?

Kuzey ışıklarını görmek için en ideal dönem Ağustos sonu – Eylül itibari ile başlayıp Nisan sonuna kadar devam ediyor. Periyoda baktığımızda oldukça uzun olmasına rağmen bu dönemde gidip göremeden dönen birçok tanıdığınız vardır eminim. Ne yazık ki kuzey ışıklarını  görmenin %100 garantisi yok. %100 doğru tahmin eden bir yöntem de henüz yok ama bir takım bilgiler ile bu olasılığı arttırmamız mümkün. Sonrası tamamen şans.

Sizlerle kuzey ışıklarını görebilmeniz için bilmeniz gereken bazı detayları paylaşmak istedim. Bu detaylara birçok farklı gezi bloğunu, dergiyi, araştırma yazılarını okuyarak ulaştım ve oldukça vakit aldı. Her edindiğimiz bilgi gezi planını etkiledi. Kuzey ışıklarını görmek istiyorsanız bu yazı sizin için çok faydalı olacaktır.

  • Tatil planınızı mutlaka kuzey ışıklarının görüldüğü döneme denk getirmelisiniz. Bu da yukarıda belirttiğim gibi Ağustos sonu – Eylül başından Nisan sonuna kadar olan dönemi kapsıyor.
  • Kuzey ışıklarını görebilmek için havanın karanlık olması oldukça önemli. Bu nedenle gecelerin daha uzun yaşandığı ayları tercih etmek bir avantaj.
  • Kuzey ışıkları için bulutsuz hava şart. Hava bulutlu ise yüksek aktivite bile olsa kuzey ışıklarını sadece bulutların ardında hafif bir renk olarak görürsünüz. Bu aynen dolunay dönemi havanın bulutlu olduğu gecelerde ayı göremememize sadece bulutların ardında hafif bir ışık olarak görmemize benziyor. Bulutsuz bir gökyüzü ne yazık ki şart. Bir önceki madde ile bu maddedeki çelişkiyi fark etmişsinizdir. Gecelerin en uzun olduğu dönem kış aylarına denk geldiği için havanın kar yağışlı olması oldukça yüksek. Bu da çoğu zaman havanın bulutlu olması riskini beraberinde getiriyor.  Şans da tam bu sırada devreye giriyor işte. Aylar öncesinden kış dönemine bilet alıp bulutsuz havaya denk gelmeniz biraz şans işi. İşinizi tamamen şansa bırakmak istemezseniz okumaya devam edin 😉
  • Bulutsuz bir kış gecesine denk geldi iseniz hemen sevinmeyin. Çünkü önemli bir detayımız daha var: Kuzey ışıklarının temel kaynağı güneş. Güneşteki aktivitelerin yüksek olması oldukça önemli. Güneş döngüsü 11 yılda bir gerçekleşiyor. Bazı kaynaklar 11 yerine 9-12 yıl gibi bir aralık da kullanır. Bu döngünün ilk yıllarında güneş oldukça aktif olduğu için auroralar çok sık ve yüksek şiddette görülür, periyodun sonlarına doğru ise olasılık düşmeye başlar. Periyodun sonlarında bir yıla denk gelirseniz mutlaka aurora bandında bir yere gitmeniz gerekir ki şansınız yüksek olsun. Şu an 24. döngüdeyiz ve 2019-2020 gibi döngü son bulacak. Sonra yeni bir döngüye girilecek. Her yeni döngünün ilk yıllarında yüksek aktivite olacağının garantisi yok. Bunlar sadece bilim adamlarının tahminleri.
  • Güneşteki aktiviteler ya da patlamalar diyelim ne kadar şiddetli olur ise kuzey ışıklarının oluşma olasılığı da o kadar yüksek oluyor. Güneşteki bu patlamalar “Coronal Mass Ejections” olarak isimlendiriliyor ve CME olarak kısaltması kullanılıyor. CME’nin dünyaya ulaşmasının yaklaşık 2-4 gün sürdüğü tahmin ediliyor. Yani güneşte yüksek bir patlama gözlendiği anda kuzey ışıklarını göremiyorsunuz. Güneşten kopan parçacıkların dünyaya ulaşması için süreye ihtiyaç var. Tabi her patlama dünyaya ulaşmayabilir. Atmosfere değmeden geçebilir. Bu da güneşin o anki açısı vb. detaylarla ilgili. Bu kadar teknik detaya boğulmamıza gerek olmadığı için işi uzmanlara bırakıp bizlerle paylaştıkları tahminleri takip edebiliriz. NASA’nın birçok uydusu sayesinde güneşteki patlamalar ve şiddetleri ile ilgili 27 günlük bir tahmin her Pazartesi güncellenip paylaşılıyor. Bu tahmine aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

          http://www.swpc.noaa.gov/products

  • Auroranın şiddetini ölçen değer KP olarak gösteriliyor ve 0 ile 9 arasında değişen     bir skalada ölçülüyor. Tahminlerde günlük şiddetin ne olacağı paylaşılıyor. Aşağıdaki harita üzerinde görüldüğü gibi KP çizgileri belirlenmiş. Bunlar da hangi KP değerinde nerelerde auroranın görülebileceğini gösteriyor. Örnek olması için       Tromsø ve Ivalo’yu bu harita üzerinde işaretledim. Buna göre auroranın şiddeti 1     ise Tromsø’da görülürken Ivalo’da görülmüyor ya da çok düşük görülüyor. KP2 ise   ikisinde de görülüyor. KP3 ise çizginin yukarısında kalan yerlerde görülüyor. Yani   KP ne kadar artarsa (Bu auroranın şiddetinin artması demek, bu da atmosferden geçen parçacıkların daha fazla olması yani güneşteki aktivitenin şiddetli olması       demek) daha güneyde yer alan bölgelerde görülme olasılığı artıyor.

          Aşağıdaki linki de kaydetmenizi öneririm.

          http://www.aurora-service.eu/aurora-forecast/

KP Index.png

  • Kuzey ışıklarını rahat rahat izleyebilmek için havanın karanlık olması gerektiğini belirtmiştim. Bu da yerleşim yerlerinden, şehir ışıklarından uzak bölgeleri seçmeniz gerektiği anlamına geliyor. Merkezde bir yerde konaklayabilirsiniz ancak kuzey ışığı avına çıkacaksanız şehir ışıklarından uzaklara gitmeniz ışıkları daha rahat izlemenizi sağlayacaktır.
  • Bir diğer araştırma da auroraların ekinoks dönemlerinde daha fazla görüldüğüne yönelik. Eğer seyahatinizi Eylül- Ekim veya Mart aylarına denk getirirseniz diğer aylara göre olasılığı biraz daha arttırabilirsiniz.
  • Çok soğuk havalarda göl, nehir kenarındaki kasabalar üzerinde lokal bulutlar oluşabilmekte. Hava çok soğuk olduğu için evlerdeki ısınma amaçlı kullanılan sistemler nedeniyle kasaba üzerinde yükselen sıcak havanın soğuk hava ile karışması buluta neden olabilmekte. Çok soğuk havalarda göl ve nehir kenarındaki alanlarda da lokal bulutlar oluşabilmekte. Bu nedenle kuzey ışık avına çıkacağınız zaman bu detayları da dikkate almanız faydalı olacaktır.
  • Son olarak diyebileceğim bol bol şans dileyip dua edin ve evrene olumlu mesaj yollayın 😉

Kuzey ışıklarını görebilmek için en iyi yer neresi?

Bu soruya tek bir yanıt vermek çok kolay olmayacak. KP haritasında gösterildiği gibi aktivitenin düşük olduğu zamanlarda bile kuzey ışıklarını görebileceğiniz yerleri yani kutuplara en yakın yerleri tercih etmeniz şansınızı arttıracaktır.

Lokasyonu belirlemek gezinizin odağına göre de değişkenlik gösterir. Eğer sadece kuzey ışıkları odaklı bir gezi istiyorsanız kuzey ışıklarını görebilmeniz için düzenlenen özel turlara katılmanızı tavsiye ederim. Bu turlarda tamamen çadırlarda konaklayıp 4-5 gün hatta 1 hafta boyunca kuzey ışıklarını bekliyorsunuz.

Bizim gezimizde kuzey ışıkları ön planda olsa da tek odak değildi. Ren geyikleri, husky kızak turları da yaşamak istediğimiz deneyimlerden olduğu için lokasyonu buna göre belirlemeye çalıştık.

İlk başta Rovaniemi kasabasına karar vermiştik ancak okuduğumuz yorumlardan ve KP haritasında KP3 seviyesinde kaldığını görmemizden sonra burayı eledik. Bir ara Finlandiya yerine Tromsø, Bodø, Lofoten adaları gibi Norveç’te görmeyi çok istediğimiz yerlere yöneldik ama buralarda da ren geyiği, husky turu gibi aktiviteleri tadamayacaktık. İzlanda’yı düşündük ama İzlanda’nın doğal güzelliklerini yaz  veya sonbahar döneminde görmeyi daha çok istediğimden buradan da vazgeçtik. Sonra tekrar Finlandiya’ya yöneldik ve Ivalo bölgesini araştırmaya başladık. Tromsø kadar olmasa da yeterince kuzeyde yer alması, konaklamak için hayalimize uygun yerler bulmamız, husky ve ren geyiği turları, doğanın içinde geçirebileceğimiz zaman tüm isteklerimizle daha çok örtüştüğü için Ivalo’ya karar verdik ve dolu dolu bir zaman geçirdik.

Kuzey ışıklarını görüp göremediğimizi merak ediyorsunuzdur 😉 Bu detayları bir sonraki yazımda paylaşacağım ama merakınızı gidereyim. Gördük 🙂 Hem de tam ümidimizin tükendiği, biz de boynu bükük göremeyenler kervanına katılacağız dediğimiz bir anda belirdi ve kısa da olsa şiddetlenip tepemizde dans etti. Bu muhteşem anı ilk seferde, -16 derecede 3-4 saatlik beklemenin sonunda yaşamak nasıl güzel bir deneyimdi anlatmak çok zor. Umarım sizler de bu güzel deneyimi yaşarsınız. Yazımı faydalı bulmanız dileğimle 🙂

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.